Fuat ESER Yazdı “AKLINI BAŞINA ALMAZSAN, AKLINI BAŞINDAN ALIRLAR”

AKLINI BAŞINA ALMAZSAN, AKLINI BAŞINDAN ALIRLAR.

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”

  1. Akif

Yıllardır küresel güçlerin yeni dünya düzeni hevesi ile başlattıkları satranç oyununun sanırım yavaş yavaş sonuna doğru yaklaşmaktayız. Kendini dünyanın şahı ilan bu güçler, yanlarına aldıkları ve günü geldiğinde mutlaka ama mutlaka kullandıkları, kullandıktan sonra harcadıkları piyonlarla bu yola girdiler. Maalesef bu oyun yer altı ve yer üstü kaynaklarının büyüklüğü sebebiyle ülkemizin de içinde bulunduğu bu bölgede oynandı. Ortadoğu’da son on yılda gelişen olaylar irdelendiğinde sanırım bu oyunun ne kadar aleni olduğu görülmektedir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin artık gizlisi saklısı kalmamıştır. Bu projenin gerçekleşmesi için batılı güçler var güçleriyle mücadele etmektedirler. Yıllarca bölgede diktatörlükler kurdurdular, bunlara destek oldular, halklarına zulüm eden, halkları cahil bırakan yönetim sistemleri geliştirdiler, etnik köken ve dini inancı kullanarak insanları birbirine düşman ettiler, örgütler kurup eğiterek halkların başına musallat ettiler, içlerine fitne ve fesat sokarak devletler böldürdüler… Parçala, böl, yönet sistemiyle Ortadoğu’yu istedikleri gibi yönetiyorlar şimdi. Bir zamanlar bölgede büyük bir güç olan Irak’ın durumu ortada. Ülke bilmem kaç parçaya bölündü ve halk bir zamanlar büyük diktatör (!) ilan ettiği devlet başkanını bile mumla arar duruma düştü. Suriye’de şu an kimin kime vurduğu, kimin hangi akla hizmet ettiği meçhul. Açık olan tek şey parçalanma sırasının Suriye’ye geldiğidir. Aynı coğrafyada (nasıl olduysa) koca bir örgüt iki günde ortaya çıkıyor, hızla büyüyerek Irak’ı ve Suriye’yi kan gölüne çeviriyor ve birçok ülke birleşerek bu örgütle mücadele ediyor ama -her ne hikmetse- bu örgüt günden güne büyüyerek bölgenin nerdeyse yarısını ele geçiriyor; bu yetmezmiş gibi dünyanın birçok ülkesine petrol satıyor. İngiliz militan kar maskesi takarak Amerikalı gazeteciyi hunharca boğazlıyor ve bu eylemi tekbirlerle gerçekleştirerek İslam’a mal etmeye çalışıyor.

Gelelim bize. Bölgedeki ülkelerin hazin sonu ve bugünkü durumlarına bakıldığında sırada Türkiye’nin olduğu gerçeği gün gibi ortadadır. Şuanda o kendini dünyanın sahibi sanan küresel güçler, vargüçleriyle bütün hamlelerini Türkiye üzerine oynamaktadırlar. Bu güçlerin iç ve dış maşaları yoğun mesai halindeler. Şuanda ülkemizde Menderes’i ipe götüren, Özal’ı öldüren o puslu havanın, iklimin aynısı yaşanmakta. Bizim, bize güvenimiz tükenmiş durumda. Son yıllarda türeyen örgütlerin sayısına yetişemez olduk. Ülkenin adalet sistemini ele geçirenler, ordusunu itibarsızlaştıranlar, siyaset kurumunda kaos yaratmaya çalışanlar, medya gibi büyük bir gücü elinde tutarak halk arasında fitne ve fesat yayanlar, şuanda var güçleriyle bu ülkeyi zayıflatmaya, yıpratmaya çalışarak sonucunda bölmeye götürmek için her yolu deniyorlar. Yıllardır içimize sokmaya çalıştıkları ve kısmen başarılı oldukları, kardeş kavgasına biz bütün enerjimizi harcarken, onlar planlarının tıkır tıkır işlediğini görmenin zevkini yaşıyorlar. Yetmiş binden fazla insanımızın canına mal olan bu kavganın otuz yılda ülkemize ekonomik açıdan maliyeti 1.2 trilyon lira yani şimdiki bütçesinin yaklaşık 3 katı, sosyolojik ve psikolojik açıdan verdiği zararlar da işin çabası.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; üç yüz yılı aşkın bir süredir daldığımız gaflet uykusundan uyanmamızın vakti geldi de geçiyor. Biraz daha uzatırsak bu uykuyu çok geç kalmış olacağız.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; günümüz dünyasının eli kanlı, topluma korku salan, masum insanları öldüren terör örgütleri, hiçbir inancın ve hiçbir halkın savunucusu olamazlar. Amerikan, Alman, İngiliz, Fransız, Yahudi silahları dünyada hiçbir ülkeye barış götürmediği gibi bizim ülkemize de barış getirmeyecek.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; her karışı şehit kanıyla sulanan bu vatana sahip çıkmak gerekir. Dini, dili, düşüncesi, etnik kökeni ne olursa olsun kendini bu vatana ait hisseden herkesin aklını başına alması; ülkesi, geleceği için herkesin bulunduğu alanda sesini yükseltmesi lazım.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; “bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamamızın vakti geldi de geçiyor. Bir an önce toplumsal birliği sağlamalıyız yoksa hepimiz birer birer tükeneceğiz.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; tek dostumuz kendimiziz. Çevremizde oynanan oyunlarla yaşanan savaşlardan kaçan masum insanlara biz kucak açtık ama şöyle bir çevremize bakalım bizim gidecek hiçbir yerimiz yok. O nedenle aklımızı başımıza alıp bu vatana canımız pahasına sahip çıkmalıyız.

Artık herkesin aklını başına alma zamanı; yoksa bu “dahili ve harici bedhahlar” başkalarının aklını kullandıkları gibi bizim de önce aklımızı başımızdan alacaklar, sonra da başımızı gövdemizden.

Son düzlükteyiz. Bu asla UNUTULMAMALI…